2 Aralık 2016 Cuma

Aralık / Yeni Yıl / Wish Listleerce

Aşırı sardım bu ara şu parçaya. Mümkünse çevirisini okuyun muhakkak. Daha da bir güzel oluyor dinlemesi.
Aralık geldi. Benim en sevdiğim 2 aydan biri. Diğer malum Kasım :)
Kasım benim için pek güzeldi. Antalya'ya gittim ve harika bir 10 gün geçirdim. Ama herkes gibi dönüş sonrası bir depresyon ki sormayın. Gitmeden önce işimden ayrılmıştım. Hala iş bakmıyorum açıkcası. Bunu ''ev hanımlığı'' klişesine sokmazsak sevinirim ama evde vakit geçirmek harika birşey. Hergün mutfakta yeni birşeyler deniyorum. Biraz dekorasyon işleri ile uğraşıyorum. Her sabah mükemmel kahvaltılar yapma şansım oluyor. Kışın olmazsa olmazı örgü işleri ile haşır neşirim. Bol bol kitap okuma fırsatı buluyorum. 2 günde bir yeni bir kitaba başlamanın hazzının size anlatamam. Dilediğim sıklıkta yürüyüşler yapıp , bu yürüyüşlerin sonunu mis gibi americano ile taçlandırabiliyorum. Ruhumu doyuruyorum anlayacağınız. Bazı pürüzler olmuyor değil. Ama ''insan'' faktörünü artık sıkıntı etmeme konusunda ciddi aşamalar kat ettiğim için hiç sorun yok :)
Yine bir Antalya kaçamağı yapacağım. Onun mutluluğu var üzerimde , ama geri dönüşü pek zor oluyor.
Eh yeni yıl geliyor. Dilek listeleri oluştu mu gençler ?
Ben 2017'yi tamamen İstanbul ile bağları koparmak için emek sarf etme yılı seçtim. 2018'de bu şehirde olmayacağım. Ve İtalyanca öğrenmeye karar verdim. En azından tahminimce benim için çalışma durumlarından dolayı bir deniz feneri görevi görecek bu dil. İyi gelecek biliyorum. Bir de çok iyi insanlar diledim bu sene için. Tanışacağım herkes ışık olsun hayatıma. Güzel insanlar dolsun. 
Tamam bir de buram buram Nazlısal isteklerim de var. Dille & Kamille ve Anthropologie Türkiye'ye gelsin ühü :(. Çünkü ütopik istekler bizim işimiz.
2016 çok berbat geçti. Kişisel olarak bahsetmiyorum. Komple insanlık olarak cidden çok iğrenç olaylara şahit olduk. Ülke de yaşayan gençler olarak kendimizi bile geçip daha doğmamış çocuklarımız için bile endişelendiğimiz , korktuğumuz , gelecek kaygısının daha da perçinlendiği berbat bir seneydi. 
Bu ara Yeni Yıl gecesi dilekleri bir kağıda yazıp koşa koşa sokağa çıkıp bir toprağın üzerinde onları yakıp havaya karıştırmayı sakın unutmayın ! 😊


19 Kasım 2016 Cumartesi

Yalnızlığın Değeri ? Karakter ?

Aslında çok klişe bir konu. Ama her daim haklılığını görünce dağlara taşlara bile anlatasım geliyor şu ' yalnızlığın değeri ' ni.
Eminim hepimiz yalnızlığın değeri derken , sıfır arkadaş , aşksız sevgisiz bir yaşam , asosyallik tarzı şeylerden bahsetmediğimi zaten biliyorsunuz.
Benim için yalnızlık , kendinle zaman geçirirken kimseyi aramama lüksü aslında.
Ya da kendinle kaldığında huzuru çok güzel bulabilme.
Bu benim için her zaman çok önemliydi.
Yalnız başıma yaptığım yürüyüş ve ardından içtiğim kahvenin hazzı 1 numara mesela.
Kimlerin hayatımıza girdiğini , kimleri unuttuğumuzu bir düşünün.
Bazen hiç yaşamamışım gibi hissediyorum çoğu şeyi.
Ne kadar uzak anlatamam.
Ve bu hep bana şunu hatırlatıyor  ' insan her şeyi unutur '.
Gerçekten böyle. Her şeyi unutabiliyoruz. Düşe kalka , biraz da zamanla. 
Bunu kanıksadığımdan beri her şeye ve herkese karşı çok daha rahat bir mizacım oldu.
İnanılmaz bir rahatlama.

18 Kasım 2016 Cuma

-antalya günlüğü

Nasıl anlatsam , nereden başlasam tarararam kıvamındayım şu an aslında. 
7 Kasımda en yakın arkadaşımın Antalya'ya taşınması ile bende gidip bir gezineyim dedim oraları.
Antalya bana ara ara güzel gelen ama çoğu zaman ' ay saçmalamayın ya sıcak falan ' diye bol bol laf attığım bir şehirdi. Ama ben , yani büyük konuşmanın kitabını yazan Nazlı şu an ' nasıl taşınırım ya ben Antalya'ya ? ' diye türlü planlar yapıyorum. Ama şunu belirtmekte fayda var. Antalya kesinlikle her semti , her noktası mükemmel bir şehir değil. Nereye gideceğini bilene bir cennet. Mesela ben ilk 2 günümde çok irrite olmuştum. Daha sonra gezdikçe ciddi ciddi aşık oldum.

28 Eylül 2016 Çarşamba

La Kama / Kuzey Afrika Semaları

Bu işsizlik hali beni bambaşka bir insan yaptı dostolar.
Canım sürekli mutfakta saçma sapan şeyler yapmak ve uyumak istiyor. 
Tabi bu güzel günler Pazartesi günü biteceği için çok özlenileceği kesin.
Geçenlerde Mina Holland'ın Yemek Atlası kitabını aldım.

Çok net söyleyebilirim ki benim okuduğum yemek kültürü hakkında ki en güzel , genel kültür bombası kitaplardan biri. 
Özellikle Asya bölümünde ki tarifler inanılmaz iyiydi. Denendi :)
En sevdiğim kısım içinde ki baharat karışımlarının olduğu bölümdü.

13 Eylül 2016 Salı

Lübnan Mutfağı

Fairuz'u sanırım sizde çok seversiniz !
Bu aralar inanılmaz Arap kültürüne takmış haldeyim. Şahsen zaten ön yargıları bulunmayan bir insanım ve o coğrafyaya-insanına saygı duyuyorum. Aslında küçüklükten beri müziklerine dinler veya diline kulak aşinalığı yaratmaya çalışırdım kendimde. Büyük dedem ve büyük babaannem Suudi Arabistan'dan gelmişler buralara. Fakat dedem ve babam bu kültürün içinde büyümemişler ve pek de fikirleri yok. Hatta kütüklerimizde Ankara yazmasına rağmen sevgili babamın Ankara hakkında tek fikri katiyen yaşanmayacak bir yer olduğu ve iyi ki İstanbul'da doğup büyüdüğüdür :)
Bunu daha önce konuşmuştuk galiba ama ben tam hayatımın hiç bir evresinde Avrupa ve Amerika kıtalarını merak eden biri olmadım. Asya ve Arap Yarımadası/Ortadoğu hep deneyimlemek istediğim ve seyahat etmek istediğim yerler oldu. Özellikle Hindistan- Fas-Lübnan-Ürdün benim hayalimin destinasyonları.
Fakat şu sıra biri var ki en önden koşturuyor.  O da Lübnan !

4 Eylül 2016 Pazar

Temelde Unutmak Fiili Üzerine / Biber Filizlenmesi Sorunsalı


Çok seviyorum şu şarkıyı. Aşırı serin bugün ! Ne mutluyum anlatamam. 7:30 gibi uyandım. Ne güzel şeymiş şu sabah sessizliği. Tabi sağlam bir yürüyüş ile taçlandırdım. Sizde biliyorsunuz ki yürüyüş demek sağlam bir beyin fırtınası demek ayrıca :)
Öyle muhabbet edelim istedim ben bazı şeyler hakkında.
2 gün önce şöyle bir paragraf okudum ;

26 Ağustos 2016 Cuma

Neden ''Paylaşımcıgil'' Olamıyoruz ?

Bavyera kremalı donut tadındakilerim ,  bugün yine konumuz derin.
Biliyorsunuz ki ''paylaşımcıgiller''den olmadığımdan öyle bir bahsetmiştim.
Bugün niyesini düşünmek istedim.
İştişareye yatırıyorum konuyu.

24 Ağustos 2016 Çarşamba

2017 Adamım !

Bugün hayatımda aşırı yeni bir sayfa açıldı benim için.
Bu yazının amacı bir nevi kendime mektup aslında.
Seneye aynı gün bunu okumak istiyorum.
Ben ne kadar değişmişim görmek için.

15 Ağustos 2016 Pazartesi

En Güzel An


Aklınızdan hiç silinmeyen anlar vardır ya hepimizin.
Benim uzun zamandır hep bu an aklımda.
Aşırı iyi hissettiğim bir an'dı çünkü.
Burası Belgrad.

12 Ağustos 2016 Cuma

Anthropologie Wish List !

Anthropologie sitesini bilmeyen , hayran olmayan yoktur.
Kıyafetten , takıya , ev dekorasyonundan , bahçe dizaynına kadar ürün ve ama hepsi çok özel ürünler.
Benim kıyafetten falan ziyade ev dekorasyonu bölümüne bir bağımlılığım var diyebilirim.
Enfes şeyler mevcut.
Dün gece biraz gezinirken kendime bir wish list hazırladım.
Fikir olur diye sizinle de paylaşayım dedim :)

11 Ağustos 2016 Perşembe

Pascal Campion İllüstrasyonları


Birazdan bakacağınız illüstrasyonlara şu müzik eşliğinde bakmanız tavsiye edilir :P
Eminim hepimiz biraz illüstrasyon severiz.
Özellikle ben illüstratörlere çok hayranım. Çok isterdim biraz yeteneğim olsun bu konularda.
Fakat açık ara bir favorim var o da Pascal Campion !
Fransız-Amerikan bu abimiz pek güzel şeyler çıkarıyor ortaya.

1 Ağustos 2016 Pazartesi

Ağustos sen çık aradan


Aşırı sevdiğim bir filmin müziğini koydum şuraya , seversiniz belki.
 Bugün yeni bir ay başladı.
Sizi bilmiyorum  ama ben Ağustos ayından hiç haz etmem.
Geçen seneleri düşündükçe benim için çok hayırlı olduğu söylenemez.
Ama 2017 Ağustos ile ilgili çok umudum var , o da bende kalsın.
Ağustos aylı benim için oldukça kırgınlık , sevimsizlik barındıran ay oldu hep.
Bir de o lanet olası sıcaklar.
Şu Eylül gelse hemen.
Aslında Eylül gelse mi bilemedim.
Bazen yarın olmasa bile olur gibi.
Hani şu belirsizlikler işte.

29 Temmuz 2016 Cuma

Mavilendik !

İndirim zamanını , alışverişi sevmeyen zaten yok. Hani sevmiyorum diyen varsa bizim gibi 2 kollu 2 bacaklı mı diye bakıyorum açıkcası.
İşte o kutsal günlerden birinde Zara Home'a gittim.
Şöyle söyleyeyim galiba ilk defa bu kadar indirimde gördüm bu mağazayı.
Tabi bu durumdan dolayı çok fazla şey kalmamıştı.
Daha çok mavi- beyaz çalıştım yine.

27 Temmuz 2016 Çarşamba

Yine Boyuyorum !

Şu feci sıcakların bizi haşat ettiği bir haftada üşenmeden arkadaşım ile oturup ahşap boyama işine daldık yine.  Boyama neyse de şu zımparalama işi pek bu mevsim şartlarına uymuyor :)
Ben yine bir tepsi yaptım. Uzun aradan sonra alıştırma turu olsun diye.

24 Temmuz 2016 Pazar

Vasıflı İnsan ?

          Bugün bu konuyu oldukça fazla düşündüm. Üzerine konuşalım istedim biraz.
Sizce vasıflı insan nedir ?
Bir şirketin çalışırken size verdiği etiket ?
Elinizde bulunan herhangi bir okulun diploması ?
Kıyafetinizin pahası ?
Arabanızın o küçük amblemi ?
Oturduğunuz evin kirası?
Siz ne düşünüyorsunuz bilmem. Fakat fikrinizi yazarsanız çok mutlu olurum.
Ben işin şu ''maddiyat'' kısmıyla ilgilenmek istemiyorum aslında. Neye ne kadar para verdiğiniz size kalmış bir durum. Sizin keyfiniz.
Fakat ''kariyer'' ve ''diploma'' ile ilgili sorunlarım var biraz.
Ben konu ile alaka kendi fikirlerimi yazmak istiyorum. Yani olay bir tespit veya tez değil.

9 Temmuz 2016 Cumartesi

Azıcık Mavili Tatil

                 Hiç ummadığım şekilde Çanakkale ile vedalaşma turlarım oldukça iyi geçiyor. Biraz mavili , bilirsiniz hastasıyız.

2 Temmuz 2016 Cumartesi

Sen Beni Dinle ?

                           Evet o meşhur cümle. '' Bak sen beni dinle''.
Kimse çoğunlukla sormaz ' sen ne istiyorsun ? '' diye. Herkesin ama herkesin istisnasız kendi doğrusu en doğru olandır. Sen onu dinlersen en iyisi olur.
''Beni dinlemezsen böyle olur'' vardır bir de.
Hayatımda duyduğum en acımasız cümle.
Biri bu cümleyi her sarfettiğinde kişinin üzüntüsünden haz aldığını düşünüyorum.
İnsanlar ancak kendi istekleri için karşılarında engel çıktığında bu cümleler onlara irrite edici geliyor.

16 Haziran 2016 Perşembe

-mış gibi davranmak ?



Sanırım bu sorunu yaşamayan olmamıştır hayatında. 
Her konuda çoğu zaman -mış gibi davranmaz mıyız ?
Sevmediğimiz şeyleri sevmiş 
Mutluymuş
Sırf hayatımızda değişiklikler olmasın diye birilerine katlanıyormuş
Doğru olmayan insana inatla doğruymuş
Herşey güzelmiş
Özlememiş
Bilmiyormuş
Biliyormuş
Üzülmemiş
Sevmemiş
Sonsuz yazabilirim.

14 Haziran 2016 Salı

Büyümek ?

Böyle güzel günlere uyanasım var bu aralar. 2016 için hiç iyi söylemlerde bulunmamıştım fakat güzellikleri olmadı değil. Feci aydınlandığım bir sene olarak başladı mesela. İnsanoğlunun ne kadar yalnız olduğu bir kere daha kafama dank etti. Büyümenin cidden zorlu bir süreç olduğunu gördüm mesela. Ne kadar büyüyoruz o ayrı mesela tabi. Herşeyi anlamaya başladığın bir an oluyor  mesela , diyorsun ki anlamasaydım bu tarz çiğlikleri keşke. Vallahi büyümek bu sanırım.

9 Haziran 2016 Perşembe

Bonne Maman Efsanesi ?

        Uzun zamandır merak ettiğim bir markayı denedim bugün. Aslında isim yapmasının en büyük sebebi o güzel kavanozları. Evet evet Bonne Maman reçelleri :)
Ben hazır reçel yemekten yana hiç değilim. He yapmayı biliyor musun dersen ayva reçeli hariç , hayır :) Fakat o kadar çok duydum ki bu markayı denemek istedim. En belirgin özelliği reçelden ziyade marmelat kıvamında olması. Meyve oldukça yoğun. Gayet lezzetli.

4 Haziran 2016 Cumartesi

Aylık , Haftalık , Günlük gibisinden


19 Mayıstan beri çölümsü hayatım sebebiyle pek uğramadım buralara. 2016 özetim olan ve olacağa benzeyen hastanelerde hayatıma yine girince tabi. Çok sevdiğim bir dostumla sıkça görüşmeye başladım yine mesela. Bunu güzel haberden sayabilirim. Hani ben şehir değişikliği diye mızıldanıyorum ya buralarda. Heh işte o işi çok güzel şekilde halledeceğim gibi gözüküyor. İçim kıpır kıpır.

19 Mayıs 2016 Perşembe

Avrupa Müze Gecesi / Gece Büyülü Ayasofya !

Dün yani 18 Mayıs Çarşamba , Avrupa Müze Gecesi adı altında harika bir etkinlik vardı. Bazı müzeler gece 11'e kadar açık , bazıları ise indirimliydi. Bunu görür görmez gece Ayasofya'nın mükemmel olacağını düşünerek hemen bir plan yaptım. Önce İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde dolanıp , ardından Ayasofya'ya geçtik. Yolculuk tabi ki Kadıköy'den başladı.

17 Mayıs 2016 Salı

Donna Hay'in Vanilyalı Keki !

      Oldukça uzun zamandır böyle değişik şeyler denemek için bir  heves var içimde Domestik yanım kudurdu galiba. Hal böyle olunca bende açtım eski defterleri , baktım tarif defterine. İzlemek çok keyif aldığım Donna Hay'in bir kek tarifini yazmışım zamanında. Nereden bulduğumu gerçekten bilmiyorum. Bu tarife başka yerlerde rastlamanız olası. İlk denemem Çanakkale'de oldu ve kendi yaptığım hiçbir şeyi beğenmeyen ben bu keke aşık oldum ve bugün İstanbul'a gelir gelmez mutfağa girip yaptım. Diğer kek tariflerine göre daha ayrıntılı bir yapım aşaması var ama emin olun değiyor.

13 Mayıs 2016 Cuma

En azından hayattayız , bu da bişey be abi.


'' başa çıkamamak '' nasıl güzel bir özet çoğu şey için.
Bugün baya zordu. 
Üstüne neden kendime böyle bir kötülük yaptım bilmiyorum ama Ye, Dua Et , Sev'i seyrettim yine. Filmin başında dedi ki ; ' kalmaktan daha zor olan bir şey varsa o da gitmek '

3 Mayıs 2016 Salı

Sudocrem Efsanesi ?

                  Herhalde hiç haddime olmayan konudur cilt bakımı, makyaj tüyoları falan. Senelerdir makyaj malzemelerinde aynı ürünleri kullanır hatta rimel- ruj ikilisinden öteye geçmeyen bir rutinim vardır diyebilirim. Cilt bakımı konusunda ise dermo-kozmetik  kullanıyorum o kadar.
Fakat uzun süredir kontrol altına alamadığım dönemsel sivilce problemim vardı. Tabi ki asla ilaç kullanmak istemedim.
                   Gel gelelim değişiklik yapmaya cesaret edip , şu ünü dünyaları aşmış Sudocrem'i denemeye karar verdim.

Baharda Mavi - Beyaz !


Bahar geldi mi gelmedi pek anlayamadığımız havalar. Ben halimden pek memnunum tahmin edersiniz ki. Soğuk iyidiiir :) Ama güneşli havaları görünce hemen bahar-yaz moduna girdim. Hazır İstanbul'dayken çok minik bir ev için alışveriş yaptım. Mavi - Beyaz aşkım üzerine artık konuşmayayım diyorum bir zahmet :) Bu durumdan dolayı elim hep bu tonlara gidiyor.

22 Nisan 2016 Cuma

Hayalleri Baltalamak

             Hayal kurmanın mükemmelliği üzerine sayfalarca yazı yazabilirim galiba. Çünkü dünyanın en hayalperest insanlarından biriyim. Ve hayallerimi en özelim olarak görürüm. Kimsenin üzerinde söz hakkı olmasına , en küçük küçümseyici cümle kurmasına , veya doğru - yanlış bağlamında üstüne konuşmasına tahammülüm yok. Bir gün gerçekten bana bile bazen çocukca gelen hayallerimi paylaşırsam ya yol arkadaşımı ya da gerçek dostumu bulmuş olurum.
             Nedenini hala bilemiyorum bu konuda ki fazla ketumluğum niye.
             ' Paylaşmasak ' diye uzun uzun konuşmuştum sizinle hatırlarsanız. Bazen o kadar anlatma ve paylaşma ihtiyacı ile doluyorum ki. Ama bir düşününce anlatsam da yok olmayacak , kimse anlamayacak oluyorum. Belki büyük hata. Fakat bir insan hayatta tutunduğu nadir şeylerden birine en ufak yergide oturup ağlamak istiyor , emin olun.

21 Nisan 2016 Perşembe

Aldığın Nefesin Önemini Keşfettiğin yer ? Orası Evin !


'' Bir elmanın yüreğinde gizlenen tohum , görülmez bir elma bahçesidir. Ama bu tohum bir kayaya rast gelirse , ondan hiçbir şey çıkmaz.'' demiş Halil Cibran.
Evet elmacıklar hadi konuşalım azıcık.

17 Nisan 2016 Pazar

Çiçeklendik !


Bahar geldi ! 
Bu cümleyi kurmak benim için oldukça garip aslında. Çünkü ben kendimi bildim bileli bahar-yaz , güneşli havalardan pek hoşlanmam. Fakat istisnalarım yok değil tabi :)
Mesela güzel bir plajda , güneş tepedeyken denizden çıkıp içilen soğuk bira için yaz gelebilir :)
Ve tabi ki çiçekler !

12 Nisan 2016 Salı

Ayvalık / Cunda Notları ( Ağır Fotoğraf İçerir)


Bir insan 7 senedir aynı yere gidip hala ilk defa gitmiş gibi olabilir mi ? 
Olabilir. Mesela ben.
Her Ayvalık'a gittiğimde nasıl bir mutluluk , ne heyecan anlatamam.
Ege'nin en güzel yerlerinden bence.
3 güncük kalabilsem de harika ve dolu doluydu. Sevdiğim insanlarla herhalde son 2 aydır hiç gülmediğim kadar gülüp , en sevdiğim olan sokaklarda aylak aylak yürüyerek bol bol enerji depoladım. Bol bol fotoğraf koymak istiyorum. Ben susayım , resimler konuşsun misali.

7 Nisan 2016 Perşembe

Stin Ugeia Mas ve Dimitris Mitropanos Şarkıları

            Stin Ugeia Mas Yunanistan'ın en ünlü programlarından biri. Aşırı keyifli bir müzik programı diyebiliriz. Yunan'lı sanatçıların katıldığı , yenilip , içilip adeta bir tavernada keyif yaparcasına şarkılar söyleyip dans ettikleri bir program. Ara ara herhangi bir bölümünü açıp izlemeyi çok seviyorum. Ama 26 Nisan 2014 tarihinde Dimitris Mitropanos gecesi yaptıkları bir bölüm var ki ! Giannis Kotsiras, Dimitris Basis , Antonis Remos , Melina Aslanidou , Glykeria , Peggy Zina gibi isimlerin olduğu bir bölüm.
             Mitropanos şarkılarını seslendiriyorlar. Hepsi o kadar iyi ki.
             Mesela o müthiş Roza ;

4 Nisan 2016 Pazartesi

Şu Eşiği Aşmak Lazım


Konuşmak , paylaşmak ne güzel şey değil mi ?
Hele bir de hiç çekinmeden içini döktüğünüz insanlar varsa.
Biraz da sizi anlayan , hayallerinize ortak olabilen , sizinle hayal kuran dostlarınız.
Kolay bulunmuyor öyle insanlar.
Hiç kolay bulunmuyor.

3 Nisan 2016 Pazar

Günlük #21 Manos Loizos / Kasımlılar / 100 Kitap


Bugün Spotlight'ı izledim nihayet. Şimdi burada Mark Ruffalo'ya olan yüksek doz sevgimden uzun uzun bahsetmek istemiyorum. Ama adamın hastasıyız o kadar diyeyim. Kendisi 22 Kasım doğumlu. Ve Kasım ayından doğmuş olan herkese zaten özel bir sempatim olduğunu çevremde bilmeyen yok. Çünkü evet bende Kasımlılardanım. Çok lüzumsuz bir sempati olduğunu elbette farkındayım. Film üzerinde zaten konuşmaya gerek var mı bilemiyorum.  

28 Mart 2016 Pazartesi

Günlük #20



Bu bahar şoklamasından nasıl kurtuluruz ? 4 gündür baş ağrısı , halsizlik , flu gözlerle dolanıyorum etrafta. Sanırım istemeye istemeye ek vitamin takviyesi almak gerek. Fiziken pilim bitmiş gibi sanki.
Ama yine de bugün attım kendimi dışarı. Dün bahsetmiştim kitap alışverişine çıkacağım diye. Tabi o yine sadece kitapla kalmadı. Ben yine Mudo Concept'e gittim. Çanakkale'ye geleceğini hiç beklemediğim Marakeş serisi gelmiş !

27 Mart 2016 Pazar

Günlük #19


Hadi bahar yorgunluğu olsun bunun adı.
Kafamı kaldırmak bile zor şu aralar.
Zaten pek uyanılacak günler yaşamıyoruz , malum.
Mart aylarından oldum olası haz etmediğim için beni yine yanıltmayarak oldukça sevimsiz geçti.
Enerji bulabildiğim zamanlarda yürüyüşe çıkıyorum. 

21 Mart 2016 Pazartesi

Günlük #18 Paulo Coelho / Karşılıklı Tartışmalarımızın Saygınlığı İçin




Paulo Coelho benim en sevdiğim yazarlardandır. Her kitabı beni etkileyen çok nadir isimler var. Bunlardan biri Coelho. Ve bir kitabı benim her sene okuduğum , her okuduğumda anlam üstüne anlam kattığım bir kitap. 

17 Mart 2016 Perşembe

Kalbimizde Hissetmek ?


Hayatta başıma ne gelirse gelsin bunun bir sınav olduğunu düşünenlerdenim.
Aslında son 4 senedir buna emin oldum.
Böyle düşünmezsem içimde ki manevi anlamda ki şey bomboş kalacak biliyorum.
Ve bunu asla istemem. Ne hırslı ne de öyle her şeye karşı savaşçı bir yapıya sahibim.
Oluruna bırakmak ne kadar makul bilmiyorum ama hep bunu yaptım.
Kimi zaman çok yanlış oldu , kimi zaman çok doğru.

15 Mart 2016 Salı

İlaç Niyetine : Eleni Tsaligopoulou

                                 Müzik herkes gibi olmazsa olmazım. Sabah uyanınca ilk iş sevdiğim bir parça açar , uykulu halden kurtulana kadar bir kaç bir şey dinlerim. Özellikle tahmin edersiniz ki Yunanca parçalar dinlemeye bayılıyorum. Ve Yunanca bir şarkı var ki canım Eleni Tsaligopoulou estiriyor !

14 Mart 2016 Pazartesi

Maviye Çıkar mı Hayat ?


Bayıldım bu parçaya. Şu an bana yazı yazarken eşlik ediyor hatta.

Kazancakis'in harika bir sözü var : ''Bir gün , balın içinde boğulmuş bir arı gördüm ... Ve anladım.'' diyor büyük adam. Ne güzel cümle. 
Düşünüyorum hep bu işin sonu maviye çıkacak mı ? Hani her sabah gözümü açtığımda sonsuz bir mavilik bana Kalimera ! der mi ? 40 yaşıma geldiğimde ' çok gülen kadının göz çevresi çabuk kırışır ' klişesine kavuşabilir miyim ? Varlığına şükrettiğim insanla her sabah uyanabilir miyim ? (bulabilir miyim demek daha doğru olur sanırım)
Sizce bu işin sonu maviye çıkar mı ?

12 Mart 2016 Cumartesi

Canım Atina'm ! Mutluluk Deposu Akropolis !


Yarım saattir ilk cümleyi düşünüyorum. Akropolis'in bende yarattığı etkiyi falan. Aşırı romantik gireceğim hazır olun.
Hani böyle çok hastasınızdır da sevdiceğinizin elinden bir kaşık sımsıcak çorba içince mutluluk-enerji karışımı bir şey depolanır vücuda. Hah işte tam da öyle bir şeydi hissettiğim.

10 Mart 2016 Perşembe

Günlük #17 Mini Alışveriş / Boyamaya Devam


Bu sabah o kadar iyi uyandım ki !
Hemen kendimi dışarı attım.
Ve evet itiraf ediyorum bende ' alışverişin mutlu ettiği ' tayfadanım , üzgünüm.
Tabi ilk olarak Mudo Concept'e düştü yolum. Güzel indirim vardı. Şu sıra kendimi frenleme konusunda baya iyiyim. İnanılmaz güzel bir tabak seti beğendim. Ama almadım. Çünkü tahmin edersiniz ki 1 kişinin yaşadığı ve misafir sayısının 3 ü geçmediği düşünürsek 6 kişilik bir takım almak ( her ne kadar o takım mavi- beyaz olsa da ) gereksiz olacaktı. Onun yerine bardak aldım. O da lazım değildi. Ama tanesi 3 liraydı dostlar. 3 tane aldım gitti.  Ama kullanmayı düşünmüyorum. Benim İstanbul'da ki malum zulama atacağım. Evet bir gün büyük bir eve kavuşunca kullanmak üzeri aldıklarımı tıktığım bir zulam var. 

9 Mart 2016 Çarşamba

Günlük #16 Planlı ' An ' Yaşamak / Evet Yine Midilli

Bugün enfes bir hava vardı Çanakkale'de. Gece 4 gibi uyanıp , bir daha uyuyamayınca attım kendimi dışarı. Biraz temiz hava , biraz yürüyüş. Tabi sonra rüzgar ve temiz hava öyle bir uyku yaptı ki 10'dan 2'ye kadar uyumuşum.

8 Mart 2016 Salı

Tatil Planları ?


Bas bas bu şarkı çalıyor kulaklarımda bu ara.
Şimdiden tatil planlarına başladım.
İlk hedefim İzmir aslında.
Urla Enginar Festivali'ne gitmek istiyorum bahsetmiştim.
Daha sonra ise Datça.
Şimdi ise aklımda yeni bir yer var.
KABAK KOYU  !

Galiba ciddi ciddi bayıldım oraya.
Elimde olsa Bodrum'dan aşağı sallanacağım ama...
Akyaka , Gökova falan.
Bir de Kaş - Meis adası istiyorum. Ama o Eylül ayı için.

7 Mart 2016 Pazartesi

Kitap Listesi / Yunan Edebiyatı

Sabah o kadar kötü bir baş ağrısıyla uyandım ki bahanem hazır diye tabi okula da gitmedim.
Uzun zamandır dilediğim kadar kitap okuyamıyorum. Konsantre olma konusunda sıkıntılarım var. Ama silkelenme zamanım geldi geçiyor. Uzun zamandır biraz kitap araştırmak istiyordum. Bu sabah okuduğum makalelerin kaynakça bölümlerini açarak not aldım. Bir de 2. Dünya Savaşı zamanı Yunan Edebiyatından bir şeyler okumak istiyorum.

3 Mart 2016 Perşembe

Günlük #14 Dekopaj Turları / En sevdiğim Yunan Filmleri / Hala Bulamadım

                 
                        Şu ahşap işine sardım demiştim ya hani. Bugün ilk defa dekopaj yaptım. Aslında çok gönlüme göre bir model bulamamıştım. Ama denemek için balıklı bir şey bulup aldım. Cadence'in Barok Kahvesi rengini kullandım.

Ne okuyorum ? Bizans İsmi ?


2 gündür çok keyif aldığım bir kitap okuyorum. 
Tamara Talbot Rice'ın Bizans'ta Günlük Yaşam.
Bizans tarihine meraklı olanlar için  harika bir kitap.
Mesela içinde aslında Doğu Roma İmparatorluğu'nun Bizans olarak nasıl evrilip öyle bilindiğini açıklayan bir kısım var.

2 Mart 2016 Çarşamba

Günlük #13 Zorba'dan Alıntı / Nötr / Bahar Planları

               
         İnsanları rahat bırak patron , gözlerini açma ! Çünkü açarsan ne görürler ? Ellerinin körünü ! Onun için bırak , kapalı kalsınlar da , hayal göredursunlar !
          Bir an sustu , başını kaşıdı , düşünüyordu. Sonunda , "ancak," , dedi "ancak..."
           "Ne ? De bakalım ? "
           "Ancak, gözlerini açtıkları zaman onlara gösterecek daha iyi bir dünyaya sahip olasın... Böyle bir dünyaya sahip misin ?"

1 Mart 2016 Salı

Günlük #12 Yeteri Kadar Bilmek / Paylaşmasak / Canım Midilli Adası !


Evime kavuşmamın etkisiyle bir rehavet tembellik içindeyim.
Üstüne bir de korkunç bir yorgunluk hali var.
Ben buna ' temiz hava çarpması ' diyorum.
İstanbul'dan sonra burada ki oksijen insanı sersem ediyor.
Geldiğim ilk gün etraf toparlama ve alışveriş ile geçti.
Dün ise çok şanslı günümdeydim.

27 Şubat 2016 Cumartesi

Günlük #11 Başa Çıkmak / Günü İyileştirmek




Yarın evimde olacağım nihayet.
3-4 parça kıyafetle gelip 2 büyük bavulla geri dönüyorum.
Ve içinde kıyafetten ziyade ahşap kutular, boyalar, tabak, çanak ve bolca kitap mevcut.
İlk işim pazartesi günü kütüphane bakmak olacak.
Kitaplarımı giysi dolabıma koymaya başladım sığmadığı için.
Berbat bir görüntü tahmin ederseniz ki.
Çanakkale bende ki domestik kadını ortaya çıkardı galiba.
Evde vakit geçirmeye bayılır hale geldim.
Hadi tamam İstanbul'da da öyleydim ama Çanakkale'de yemek yapma denemeleri , düzenli etraf temizliği seansları falan derken kendime inanamaz durumdayım.
Galiba seviyorum işin garibi.
Ev bende huzur yaratıyor.
Bu benim can sıkıntımla başa çıkma yöntemim.
Kafamı dağıtmak için evi düzenlemek , ilgilenmek bana çok iyi geliyor.
Kitapları can sıkıntıma iyi gelsin diye okumuyorum tabi ki.
Kitaplar gerçekten benim ihtiyacım.
Bir de bir takım takıntılarımı çok sevdiğimi farkettim.
İnsanlar kurtulmak ister takıntılarından ama ben seviyorum.
Yemek yerken kendime iyi bir sunum ve iyi bir masa hazırlamak bana iyi geliyor.
Bu benim kendime saygı biçimim.
Ya da evimi 7/24 belli bir düzen içinde tutmak bana iyi geliyor.
Bazen çok mu obsesifim diye düşünmüyor değilim.
Ama öyleysem de öyleyim arkadaş.
Belli bir düzen içinde yaşamak beni daha sakin hale getiriyor.
Geçen sene en büyük keyfim okul saatinden 2,5 saat önce kalkıp kahvaltı edip, sabah haberlerini izleyip okula gitmekti. Benim resmen o günümü iyileştiriyordu.
Sanırım yalnız yaşamak bende farklı alışkanlıklar yarattı.
Bunlar benim bana zor gelen bir takım şeylerle başa çıkma yöntemim.
Günü iyileştiren şeyler.



26 Şubat 2016 Cuma

Küçük Ev Fikirleri

                                       
 Ben evlerde çok baskın tarzlar kullanılmasını pek sevenlerden değilim.
Tamamen modern , endüstriyel veya klasik.
Eklektik her zaman daha hoşuma gidiyor.
Tek tip bir iç mimar elinden çıkma evler ruhunu kaybetmiş , ya da yaşayanları yansıtmadığını düşündürüyor bana.
Normalde iç mimarların çok önermediği bir şey olsa da ben salonda bir kütüphane her zaman çok seviyorum. Salonlarda küçük bir keyif köşesi şart.

25 Şubat 2016 Perşembe

Günlük #10 Uyku sorunu / Biraz Fotoğraflı Belgrad


Yine dipçik gibi bir gündü.
Neden derseniz Bambu markasının indirimini yakaladım.
Uzun zamandır sebzeler için keskin bir bambu-tahta bıçak arıyordum.
Ben gerçekten metal değdirmekten daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum
Bu doğrudur yanlıştır bilemiyorum.
Benim için daha rahat ediyor o kesin.
Hem istediklerimi bulup hem de indirimden faydalanınca baya güzel oldu

Denemeden yazmamak için 3 gündür bekliyordum.
Şimdi gönül rahatlığıyla övücem size.

24 Şubat 2016 Çarşamba

Günlük #9 İş Başvurusu / Emek Harcamak / Sinsirella Nazlı


Bugün iş başvurusu yaptım !
Herhalde günün en önemli atağı buydu.
Bir kaç gün sonra Çanakkale'ye giderim artık diye düşünüyorum.
Bir bavul daha hazırlama merasimine girdim.

Acı , Evrenin sizin dikkatinizi çekme şeklidir ?

En az 4 sene önce gazete okurken köşede kalmış küçük bir yazı gördüm. Ben  kişisel gelişim kitapları falan okuyan biri hiç değilim. Ciddi ciddi hiç haz etmiyorum.
Ama o yazıyı okuduğum andan sonra nereye gitsem benimle geldi o kağıt parçası.
Kim yazdı , ne zaman yazdı hiç bir fikrim yok.
Keşke bilsem.
Kısa ama beni sakinleştiren bir yazdı oldu hep.

23 Şubat 2016 Salı

Günlük #8 Tek Kare ? / Zor Gün Klişesi / Birinin Hayatına Dokunmak

Aylardır günde 3-4 defa dinliyorum. Hani şu ruha dokunan şarkılar vardır ya işte bu o benim için.
Sabah uyandığımda ' tüh be şimdi yine Pastis'te bi kahve içiyor olsaydım İstanbul'da olmak ' yerine dedim. Sonra biraz tatili düşündüm. Koca 3 gün boyunca aklıma kazınan tek kare ne oldu biliyor musunuz ? Havaalanına dönerken otobüsle Novi Belgrad'dan geçiyorduk. Şehri yeni tarafı olan burası Sovyet tarzı toplu konutlar , biraz ruhsuz parklar ama düzenli cadde ve sokaklardan oluşuyor.
Yine öyle bir cadde üzerinden geçerken hafif güneş batmak üzeriydi ve hava inanılmazdı. Koca koca sitelerin ışıkları daha yanmazken tek bir evin o güzel loş ışığı açıktı. Ve dökülmüş ağaçlarıyla güzel bir parka bakıyordu o ev.
Şimdi ne mana diyebilirsiniz. 
Benim bu soruya hiç bir cevabımda yok.
Ama asla unutabileceğimi sanmıyorum o anı.

Belgrad'da Neler Alınır ? / Pis Boğazlık



Bu yazı ağır miktarda yiyecek barındırıyor.
Çünkü mide fesadı geçirmeye çalışan Nazlı Belgrad'da süper marketlerde biraz kendini kaybetti.
He bu arada bu yazı Belgrad'da kesin almanız gereken yerel şeyler falan değil bizzat benim aldığım denemek istediğim şeylerden oluşuyor.
Komple benim zevkim yani.
Belgrad'ı çok sevdim.
Bunu başka bir postta detaylı detaylı yazacağım.
Şimdi gelelim fasulyenin faydalarına.

19 Şubat 2016 Cuma

Günlük #7 Depresyona Saç Darbesi / Belgrad Öncesi




Bugün aşırı güzeldi.
Yok sadece seyahat değil nedeni.
Sabah iyi uyandım , çok iyi.
Üzerimde ki her şeye hevessiz sevimsiz ruh hali gitmedi.
Ama yine de iyiyim.
Kadınların depresyonda kuaföre gitme sebebini anladım şimdi.
İnsan kısa saçlarıyla ne kadar mutlu olabilirse o kadar mutluyum bugün.
Üstüne bir de dolmuşta amca lise öğrencisisin galiba hanım kızım 1 lira sana dedi.
DEDİM AMCAM BİR DAHA SÖYLE.
Saçlar işe yaradı arkadaşlar.
Seyahat için yanıma Bharati Mukherjee'nin Yasemin kitabını aldım.

17 Şubat 2016 Çarşamba

Milos Adası / Paliochori / Sarakiniko

Ah Milos !
Sen nasıl birşeydin ?
Bakın aklınıza bütün tropik tatil , balayı rotaları , en iyi plajlar falan ne varsa getirin ve yanına kocaman bir eşittir çekin. Sonuç Milos.
Adaya ayak basar basmaz öyle bir deniz karşılıyor ki sizi...

Günlük #5 Selanik / Ucuz Dedikodu

Bu parçayı çok çok severim. Mikis abiyi kim sevmez ya ?

Bavul hazırlamaya sizde çok üşeniyor musunuz ?
Ben bavulu geçtim yola çıkmaya bile üşeniyorum.
Bana çok iyi gelmesini dilediğim 3 güncük bir Belgrad seyahati var cumartesi günü.

1 ay önce bir kitap bitirdim. 
Serhat Öztürk - Selanik
Tadı damağımda kaldı diyebilirim. Bir gezi kitabından ziyade inanılmaz bir genel kültür kaynağı bu kitap. Altını çizdiğim bir kaç yer var şöyle ;

16 Şubat 2016 Salı

Günlük #4 Gitme Dürtüsü / Neredeyim ? / Geleceği Görmeye Çalışmak

Tonight şarkısını sevmeyen yoktur sanırım ?
Bir de onun Yunanca'sını dinleyince ben mest oldum.
Gitme dürtüsünü dönem dönem yaşamayan insan yoktur sanırım.
Bu sene başından beri aklımda dönen tek şey bu sanırım.

Evden Çalacaklarım ? / 5 Yaşında ki Alkolik

Aile bireyleri olarak birbirimize çok baskın şekilde benzediğimiz huylarımız yok fakat annem ve ben bir konuda ruh eşiyiz. EV !
Tabi kendisi yaşı sebebiye (akşam dayak yedi) biraz daha klasik tarz dekorasyon sevse de ikimizde çoğu konuda hem fikir oluyoruz.
Ayrıca o oldukça antika düşkünü bir kadın.
Senelerce oradan buradan o kadar çok tabak- çanak züccaciye eşyası getirdi ki sanırım bir evi en baştan yaratacak bir kısım eşyayı da vermek zorunda kaldık. Gel gelelim onun için özel , benim ise çalmak için fırsat kolladığım bir takım şeyler var evimizde.

15 Şubat 2016 Pazartesi

Günlük #3 Nerede Yaşamak Lazım ? / Dekorasyon

Bugünün konusu başlı başlına NEREDE YAŞAMAK LAZIM ? aslında.
Sabah inşaat gürültüsünden evde durulmayınca kahve içip iki üç bir şey yazmak için  dışarı kaçtım.
Eşlikçim en yakım arkadaşım Ebruş'tu.
Ona ne kadar İstanbul'da yaşamak istemediğimden bahsederken , aslında yaşamak istediğim yeri de bilmiyordum. Yurtdışı evet bir seçenek. Ama açık söylemem gerekirse tercih ettiğim bir seçenek değil.

Çanakkale / Okullar Benim Değil mi ? Hepsini Değiştiririm / Gökçeada'ya Gitsek

İstanbul bugün çok güneşli ve bana göre gereksiz sıcak.
Çocukluğumdan beri güneşli ve sıcak havalardan hoşlanmıyorum.
Senenin 11 ayı kara kış yaşanan bir ülke ilk tercihim !
Ama insanız işte bu konuda da iki yüzlü olduğum durumlar yok değil.
Güzel bir Yunan adasında yaz demeyelim ama esintili bir bahar yaşamak çok iyi olurdu.
Özellikle şu sıralar seyahat değil tatil istiyorum. Böyle tropikalli , hamaklı , turkuaz denizli :)
2. dönem başlamak üzere okulda. Ve evet herkes gibi bende hiç hazır değilim.
Koca bir şubat ayı o kadar bomboş geçti ki totalde gün içinde 3 saatimi alan okula gitmek bile külfet gibi geliyor şu an.Tabi bileğimin hakkıyla kaldığım dersler de eklendi için biraz daha yoğun olacağım sanırım.
Dün Günlük'te Çanakkale'yi pek özlemedim demiştim. Ne yalanmış belli değil. Bugün eski resimlere bakarken telefonda Kordon'da çektiğim bir iki resme falan baktım. Özlemişim ya. Sakinliğini ve temiz havasını.

14 Şubat 2016 Pazar

Günlük #2 14 Şubat / Kendi Kurduğun Düzen

Güzel bir gün daha bitti. 
14 Şubat benim için sevgililer günü değil de en yakın arkadaşımın doğum günü.
Fasıl tarzı bir yerdeydi.
Şunu farkettim ki günlük hayatta dinlemediğimiz şarkılar iki - üç dubleden sonra nasıl güzel geliyor anlatamam.
Kadıköy bugün komple kırmızıydı diyebiliriz. 

Fanatizm / Sadece Dinlemek / SEV !


Oldum olası çok garipsediğim bir konu var
Herhangi bir konuda aşırı fanatik olmak.
Siyasi ideolojiler , fikirler , dinsel inanışlar ve buna benzer herşey.
Misal en basitinden bir siyasi parti partizanı olmak. Seni yönetmesi için kuruş saydığın adama sevgi sloganları atmak ? Bir sanatçı , müzisyen , oyuncu için fan sayfası kurmak. Konserlerinde adını haykırıp çığlıklar atmak. Sempati duymak , sevmek bunlar çok  ayrı. Hayatta hepimizin rol modeli , çalışmalarını veya yaşantısını çok sevdiğimiz insanlar var. Takip etmek , fikirlerini öğrenmek , her filmini izlemek , her şarkısını bilmek. Çok normal ve bence güzel.
Dinsel inanışlara çok saygı duyuyorum.
Fakat inanışlarına çok bağlı olup etrafında bunu saygı duymadan empoze etmeye çalışanlara asla saygı duymuyorum.
Albert Camus'un bu durumu özetleyen harika bir şey yazmış ;

Kiklad Tarzı Evler / Cenneti Yarat !

                                   
Kiklad tarzı mimari denildiğinde aklımıza Santorini , Mykonos gibi adalar geliyor. Ama aslında Kiklad takım adası içinde bulunan daha az ünlü adalar bu ruhu daha iyi yaşatıyor. Kiklad tarzı mimari şimdi daha çok modern yaklaşımlarla birleştirilip bize sunuluyor. Santorini , Mykonos gibi adalarda bu yaklaşımı görüyoruz. Ama ben bu tarz mimariyi en eski haliyle seviyorum. Bence bu tarz modernizmle karışınca tüm benliğini yitiriyor.

13 Şubat 2016 Cumartesi

Günlük #1 Günün ışığı / Basit Zihniyetler

                                              Aşırı sevdiğim bir şarkı. ( size Yunan fantazi müziğinden ne kadar hoşlaştığımı anlatamam)
                                     Günlük meselesi birden aklıma geldi. Gün içinde neler yaptım gibi yazmaktan oldukça sıkılacağım bir post serisi olmaz herhalde diye düşünüyorum. Gün içinde ne hissettim , bugün ne öğrendim tadında birşeyler yazmak istiyorum.
                                      Bugün biraz keyif faslı sonrası anneannemin ziyaret ettiğim sırada yiğeni ve onun güzel minik kızı Aylin'de gelmişti.

Dengesiz İnsan / Tamir Edilebilir Duygular ?


Size yapılanı kötü herhangi bir şeyi  unutmamak kindarlık olarak bilinir değil mi ? 
Genel tanım budur diyebiliriz. Galiba bende biraz kindarım. Hayatım boyunca bana yapılan kötülüğün karşılığını göstermedim. Gerek duymadım. Benim için en iyi tanım ' huzur ' diyebiliriz. Çoğu zaman haklı olduğumu düşündüğüm konularda dahil asla tartışmam. Huzurumu çok kaçırır. Ama son zamanlarda en iyi anladığım şey söylemek istediğini söyleyememek insanı berbat bir ruh haline sokuyormuş.
                 Misal hayatımda en nefret ettiğim insan dengesiz insandır

12 Şubat 2016 Cuma

Syros Adası / Aristokrat Hava

                       Eylül 2015 Yunanistan gezimin içinde Syros adası vardı. Beklentimin yüksek olmadığı Yunan/İtalyan karışık mimarisi ile beni çok etkileyemeceğini düşündüğüm bu ada bana hayatımın ters köşesini yaptı.

2016 ve silindir etkisi , Seyahatler , Yaş Artışı

Bu aralar sabah bu şarkıyı dinlemek çok keyif veriyor. Belki sizde seversiniz ?
2016 benim için hiç güzel başlamadı Hastalıklar, tatsız haberler vb...

11 Şubat 2016 Perşembe

Bir Ev Yenileme Krizi / Kendini Şımart mottosu

         Çok özel zevklere sahip biri değilim. Ama her kadın gibi dekoratif şeylere , ev tekstiline , yaşadığım alanı güzelleştirmeye çok meraklıyım diyebilirim. 2016 için çok küçük bir seyahat planım var. Oldukça komik bir bütçe ayırarak gideceğim için ve daha sonra ki aylarda da okulum sebebiyle başka seyahat planı yapmayacağım için önümüzdeki bir kaç ay kendimi şımartmak fena olmaz diye düşündüm.

Kariyer Hırsı ?

          Son 6-7 aydır kafamın içi arap saçı misali. Hayatta sizi çok zor duruma soktuğunu düşündüğünüz şey nedir ? Benim için '' bana emek harcayan bana inanan insanları hayal kırıklığına uğratmak'' olabilir. Şanslıyım ki her kararımda bana engel çıkarmayan bir aileye sahibim. Ama şu an keşke bana bir ara ' dur nazlı ' deselerdi diyorum. Kendimle ilgili kararları çocukluğumdan beri kendim verdim. Ve şu an keşke biri enseme vurup napıyosun sen ? deseydi diyorum.
           Çok fazla bana göre ütopik hayallerim vardır. Bana göre diyorum çünkü aslında herkesin yapabildiği veya başarabildiği çoğu şeyi yapamadım. Nedeni ise içimde bir gram hırs olmaması sanırım. Eğer bir şey bana uygun değilse (sonu ne kadar iyi olursa olsun ) asla yapmadım. İnsanların %80 i gibi ''hiç keşkem yok , ne istiyorsam onu yaptım'' diyebilmek çok isterdim. Eğitim hayatı parlak bir genç hiç değilim. Sadece ben hangi okula gidicem dediysem gittim. Bu da hayatın arada bana güldüğü zamanlar olabilir. Okullarıda hiç bir zaman başarı skalasına göre istemedim. Dönem dönem yaşamak istediğim şehirler oldu ve oralarda yaşamak için okullar benim ara bulucumdu diyebiliriz.
           Buna keyifçilik diyemeyiz ama değil mi ?

10 Şubat 2016 Çarşamba

Atina Atina güzel Atina , seni görmek ister her bahtı kara ?


Açıkcası ikinci post ne olsa diye düşünmedim bile !
Tabi ki Atina olmalıydı. Şimdi işin hangi tarafından başlasam bilemiyorum.
Merhaba ! Ben Nazlı !
Uzun zamadır okumaktan keyif aldığım bloggerlar vardı. Hemfikir olduklarım , arada okuduğum yazılarını tekrar tekrar okuyup keyiflendiğim bir çok güzel insan var. Hayatta hepimizin kendine ait özel zevkleri var. Ve eminim ki siz de benim kadar bu keyifleriniz ile ilgili yazılar okumaya bayılıyorsunuz.
      Hiç bir konuda profesyonellik derecesinde bir birikim sahibi değilim , ve olamam. Bilgi sonsuz !
      Ama insan istiyor ki şöyle döktüre döktüre sevdiğimiz , sevmediğimiz ne var konuşalım ! :)
Bir kitap , bir şarkı , bir seyahat , küçük dekoratif fikirler ve geriye kalan herşey.
İşte dedim bende arada yazarım küçük birşeyler. İyi olmaz mı ? ! :)
Burda kendimi tanıtma işini yazıların arasına sıkıştırırım diye düşündüm ?