27 Şubat 2016 Cumartesi

Günlük #11 Başa Çıkmak / Günü İyileştirmek




Yarın evimde olacağım nihayet.
3-4 parça kıyafetle gelip 2 büyük bavulla geri dönüyorum.
Ve içinde kıyafetten ziyade ahşap kutular, boyalar, tabak, çanak ve bolca kitap mevcut.
İlk işim pazartesi günü kütüphane bakmak olacak.
Kitaplarımı giysi dolabıma koymaya başladım sığmadığı için.
Berbat bir görüntü tahmin ederseniz ki.
Çanakkale bende ki domestik kadını ortaya çıkardı galiba.
Evde vakit geçirmeye bayılır hale geldim.
Hadi tamam İstanbul'da da öyleydim ama Çanakkale'de yemek yapma denemeleri , düzenli etraf temizliği seansları falan derken kendime inanamaz durumdayım.
Galiba seviyorum işin garibi.
Ev bende huzur yaratıyor.
Bu benim can sıkıntımla başa çıkma yöntemim.
Kafamı dağıtmak için evi düzenlemek , ilgilenmek bana çok iyi geliyor.
Kitapları can sıkıntıma iyi gelsin diye okumuyorum tabi ki.
Kitaplar gerçekten benim ihtiyacım.
Bir de bir takım takıntılarımı çok sevdiğimi farkettim.
İnsanlar kurtulmak ister takıntılarından ama ben seviyorum.
Yemek yerken kendime iyi bir sunum ve iyi bir masa hazırlamak bana iyi geliyor.
Bu benim kendime saygı biçimim.
Ya da evimi 7/24 belli bir düzen içinde tutmak bana iyi geliyor.
Bazen çok mu obsesifim diye düşünmüyor değilim.
Ama öyleysem de öyleyim arkadaş.
Belli bir düzen içinde yaşamak beni daha sakin hale getiriyor.
Geçen sene en büyük keyfim okul saatinden 2,5 saat önce kalkıp kahvaltı edip, sabah haberlerini izleyip okula gitmekti. Benim resmen o günümü iyileştiriyordu.
Sanırım yalnız yaşamak bende farklı alışkanlıklar yarattı.
Bunlar benim bana zor gelen bir takım şeylerle başa çıkma yöntemim.
Günü iyileştiren şeyler.



26 Şubat 2016 Cuma

Küçük Ev Fikirleri

                                       
 Ben evlerde çok baskın tarzlar kullanılmasını pek sevenlerden değilim.
Tamamen modern , endüstriyel veya klasik.
Eklektik her zaman daha hoşuma gidiyor.
Tek tip bir iç mimar elinden çıkma evler ruhunu kaybetmiş , ya da yaşayanları yansıtmadığını düşündürüyor bana.
Normalde iç mimarların çok önermediği bir şey olsa da ben salonda bir kütüphane her zaman çok seviyorum. Salonlarda küçük bir keyif köşesi şart.

25 Şubat 2016 Perşembe

Günlük #10 Uyku sorunu / Biraz Fotoğraflı Belgrad


Yine dipçik gibi bir gündü.
Neden derseniz Bambu markasının indirimini yakaladım.
Uzun zamandır sebzeler için keskin bir bambu-tahta bıçak arıyordum.
Ben gerçekten metal değdirmekten daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum
Bu doğrudur yanlıştır bilemiyorum.
Benim için daha rahat ediyor o kesin.
Hem istediklerimi bulup hem de indirimden faydalanınca baya güzel oldu

Denemeden yazmamak için 3 gündür bekliyordum.
Şimdi gönül rahatlığıyla övücem size.

24 Şubat 2016 Çarşamba

Günlük #9 İş Başvurusu / Emek Harcamak / Sinsirella Nazlı


Bugün iş başvurusu yaptım !
Herhalde günün en önemli atağı buydu.
Bir kaç gün sonra Çanakkale'ye giderim artık diye düşünüyorum.
Bir bavul daha hazırlama merasimine girdim.

Acı , Evrenin sizin dikkatinizi çekme şeklidir ?

En az 4 sene önce gazete okurken köşede kalmış küçük bir yazı gördüm. Ben  kişisel gelişim kitapları falan okuyan biri hiç değilim. Ciddi ciddi hiç haz etmiyorum.
Ama o yazıyı okuduğum andan sonra nereye gitsem benimle geldi o kağıt parçası.
Kim yazdı , ne zaman yazdı hiç bir fikrim yok.
Keşke bilsem.
Kısa ama beni sakinleştiren bir yazdı oldu hep.

23 Şubat 2016 Salı

Günlük #8 Tek Kare ? / Zor Gün Klişesi / Birinin Hayatına Dokunmak

Aylardır günde 3-4 defa dinliyorum. Hani şu ruha dokunan şarkılar vardır ya işte bu o benim için.
Sabah uyandığımda ' tüh be şimdi yine Pastis'te bi kahve içiyor olsaydım İstanbul'da olmak ' yerine dedim. Sonra biraz tatili düşündüm. Koca 3 gün boyunca aklıma kazınan tek kare ne oldu biliyor musunuz ? Havaalanına dönerken otobüsle Novi Belgrad'dan geçiyorduk. Şehri yeni tarafı olan burası Sovyet tarzı toplu konutlar , biraz ruhsuz parklar ama düzenli cadde ve sokaklardan oluşuyor.
Yine öyle bir cadde üzerinden geçerken hafif güneş batmak üzeriydi ve hava inanılmazdı. Koca koca sitelerin ışıkları daha yanmazken tek bir evin o güzel loş ışığı açıktı. Ve dökülmüş ağaçlarıyla güzel bir parka bakıyordu o ev.
Şimdi ne mana diyebilirsiniz. 
Benim bu soruya hiç bir cevabımda yok.
Ama asla unutabileceğimi sanmıyorum o anı.

Belgrad'da Neler Alınır ? / Pis Boğazlık



Bu yazı ağır miktarda yiyecek barındırıyor.
Çünkü mide fesadı geçirmeye çalışan Nazlı Belgrad'da süper marketlerde biraz kendini kaybetti.
He bu arada bu yazı Belgrad'da kesin almanız gereken yerel şeyler falan değil bizzat benim aldığım denemek istediğim şeylerden oluşuyor.
Komple benim zevkim yani.
Belgrad'ı çok sevdim.
Bunu başka bir postta detaylı detaylı yazacağım.
Şimdi gelelim fasulyenin faydalarına.

19 Şubat 2016 Cuma

Günlük #7 Depresyona Saç Darbesi / Belgrad Öncesi




Bugün aşırı güzeldi.
Yok sadece seyahat değil nedeni.
Sabah iyi uyandım , çok iyi.
Üzerimde ki her şeye hevessiz sevimsiz ruh hali gitmedi.
Ama yine de iyiyim.
Kadınların depresyonda kuaföre gitme sebebini anladım şimdi.
İnsan kısa saçlarıyla ne kadar mutlu olabilirse o kadar mutluyum bugün.
Üstüne bir de dolmuşta amca lise öğrencisisin galiba hanım kızım 1 lira sana dedi.
DEDİM AMCAM BİR DAHA SÖYLE.
Saçlar işe yaradı arkadaşlar.
Seyahat için yanıma Bharati Mukherjee'nin Yasemin kitabını aldım.

17 Şubat 2016 Çarşamba

Milos Adası / Paliochori / Sarakiniko

Ah Milos !
Sen nasıl birşeydin ?
Bakın aklınıza bütün tropik tatil , balayı rotaları , en iyi plajlar falan ne varsa getirin ve yanına kocaman bir eşittir çekin. Sonuç Milos.
Adaya ayak basar basmaz öyle bir deniz karşılıyor ki sizi...

Günlük #5 Selanik / Ucuz Dedikodu

Bu parçayı çok çok severim. Mikis abiyi kim sevmez ya ?

Bavul hazırlamaya sizde çok üşeniyor musunuz ?
Ben bavulu geçtim yola çıkmaya bile üşeniyorum.
Bana çok iyi gelmesini dilediğim 3 güncük bir Belgrad seyahati var cumartesi günü.

1 ay önce bir kitap bitirdim. 
Serhat Öztürk - Selanik
Tadı damağımda kaldı diyebilirim. Bir gezi kitabından ziyade inanılmaz bir genel kültür kaynağı bu kitap. Altını çizdiğim bir kaç yer var şöyle ;

16 Şubat 2016 Salı

Günlük #4 Gitme Dürtüsü / Neredeyim ? / Geleceği Görmeye Çalışmak

Tonight şarkısını sevmeyen yoktur sanırım ?
Bir de onun Yunanca'sını dinleyince ben mest oldum.
Gitme dürtüsünü dönem dönem yaşamayan insan yoktur sanırım.
Bu sene başından beri aklımda dönen tek şey bu sanırım.

Evden Çalacaklarım ? / 5 Yaşında ki Alkolik

Aile bireyleri olarak birbirimize çok baskın şekilde benzediğimiz huylarımız yok fakat annem ve ben bir konuda ruh eşiyiz. EV !
Tabi kendisi yaşı sebebiye (akşam dayak yedi) biraz daha klasik tarz dekorasyon sevse de ikimizde çoğu konuda hem fikir oluyoruz.
Ayrıca o oldukça antika düşkünü bir kadın.
Senelerce oradan buradan o kadar çok tabak- çanak züccaciye eşyası getirdi ki sanırım bir evi en baştan yaratacak bir kısım eşyayı da vermek zorunda kaldık. Gel gelelim onun için özel , benim ise çalmak için fırsat kolladığım bir takım şeyler var evimizde.

15 Şubat 2016 Pazartesi

Günlük #3 Nerede Yaşamak Lazım ? / Dekorasyon

Bugünün konusu başlı başlına NEREDE YAŞAMAK LAZIM ? aslında.
Sabah inşaat gürültüsünden evde durulmayınca kahve içip iki üç bir şey yazmak için  dışarı kaçtım.
Eşlikçim en yakım arkadaşım Ebruş'tu.
Ona ne kadar İstanbul'da yaşamak istemediğimden bahsederken , aslında yaşamak istediğim yeri de bilmiyordum. Yurtdışı evet bir seçenek. Ama açık söylemem gerekirse tercih ettiğim bir seçenek değil.

Çanakkale / Okullar Benim Değil mi ? Hepsini Değiştiririm / Gökçeada'ya Gitsek

İstanbul bugün çok güneşli ve bana göre gereksiz sıcak.
Çocukluğumdan beri güneşli ve sıcak havalardan hoşlanmıyorum.
Senenin 11 ayı kara kış yaşanan bir ülke ilk tercihim !
Ama insanız işte bu konuda da iki yüzlü olduğum durumlar yok değil.
Güzel bir Yunan adasında yaz demeyelim ama esintili bir bahar yaşamak çok iyi olurdu.
Özellikle şu sıralar seyahat değil tatil istiyorum. Böyle tropikalli , hamaklı , turkuaz denizli :)
2. dönem başlamak üzere okulda. Ve evet herkes gibi bende hiç hazır değilim.
Koca bir şubat ayı o kadar bomboş geçti ki totalde gün içinde 3 saatimi alan okula gitmek bile külfet gibi geliyor şu an.Tabi bileğimin hakkıyla kaldığım dersler de eklendi için biraz daha yoğun olacağım sanırım.
Dün Günlük'te Çanakkale'yi pek özlemedim demiştim. Ne yalanmış belli değil. Bugün eski resimlere bakarken telefonda Kordon'da çektiğim bir iki resme falan baktım. Özlemişim ya. Sakinliğini ve temiz havasını.

14 Şubat 2016 Pazar

Günlük #2 14 Şubat / Kendi Kurduğun Düzen

Güzel bir gün daha bitti. 
14 Şubat benim için sevgililer günü değil de en yakın arkadaşımın doğum günü.
Fasıl tarzı bir yerdeydi.
Şunu farkettim ki günlük hayatta dinlemediğimiz şarkılar iki - üç dubleden sonra nasıl güzel geliyor anlatamam.
Kadıköy bugün komple kırmızıydı diyebiliriz. 

Fanatizm / Sadece Dinlemek / SEV !


Oldum olası çok garipsediğim bir konu var
Herhangi bir konuda aşırı fanatik olmak.
Siyasi ideolojiler , fikirler , dinsel inanışlar ve buna benzer herşey.
Misal en basitinden bir siyasi parti partizanı olmak. Seni yönetmesi için kuruş saydığın adama sevgi sloganları atmak ? Bir sanatçı , müzisyen , oyuncu için fan sayfası kurmak. Konserlerinde adını haykırıp çığlıklar atmak. Sempati duymak , sevmek bunlar çok  ayrı. Hayatta hepimizin rol modeli , çalışmalarını veya yaşantısını çok sevdiğimiz insanlar var. Takip etmek , fikirlerini öğrenmek , her filmini izlemek , her şarkısını bilmek. Çok normal ve bence güzel.
Dinsel inanışlara çok saygı duyuyorum.
Fakat inanışlarına çok bağlı olup etrafında bunu saygı duymadan empoze etmeye çalışanlara asla saygı duymuyorum.
Albert Camus'un bu durumu özetleyen harika bir şey yazmış ;

Kiklad Tarzı Evler / Cenneti Yarat !

                                   
Kiklad tarzı mimari denildiğinde aklımıza Santorini , Mykonos gibi adalar geliyor. Ama aslında Kiklad takım adası içinde bulunan daha az ünlü adalar bu ruhu daha iyi yaşatıyor. Kiklad tarzı mimari şimdi daha çok modern yaklaşımlarla birleştirilip bize sunuluyor. Santorini , Mykonos gibi adalarda bu yaklaşımı görüyoruz. Ama ben bu tarz mimariyi en eski haliyle seviyorum. Bence bu tarz modernizmle karışınca tüm benliğini yitiriyor.

13 Şubat 2016 Cumartesi

Günlük #1 Günün ışığı / Basit Zihniyetler

                                              Aşırı sevdiğim bir şarkı. ( size Yunan fantazi müziğinden ne kadar hoşlaştığımı anlatamam)
                                     Günlük meselesi birden aklıma geldi. Gün içinde neler yaptım gibi yazmaktan oldukça sıkılacağım bir post serisi olmaz herhalde diye düşünüyorum. Gün içinde ne hissettim , bugün ne öğrendim tadında birşeyler yazmak istiyorum.
                                      Bugün biraz keyif faslı sonrası anneannemin ziyaret ettiğim sırada yiğeni ve onun güzel minik kızı Aylin'de gelmişti.

Dengesiz İnsan / Tamir Edilebilir Duygular ?


Size yapılanı kötü herhangi bir şeyi  unutmamak kindarlık olarak bilinir değil mi ? 
Genel tanım budur diyebiliriz. Galiba bende biraz kindarım. Hayatım boyunca bana yapılan kötülüğün karşılığını göstermedim. Gerek duymadım. Benim için en iyi tanım ' huzur ' diyebiliriz. Çoğu zaman haklı olduğumu düşündüğüm konularda dahil asla tartışmam. Huzurumu çok kaçırır. Ama son zamanlarda en iyi anladığım şey söylemek istediğini söyleyememek insanı berbat bir ruh haline sokuyormuş.
                 Misal hayatımda en nefret ettiğim insan dengesiz insandır

12 Şubat 2016 Cuma

Syros Adası / Aristokrat Hava

                       Eylül 2015 Yunanistan gezimin içinde Syros adası vardı. Beklentimin yüksek olmadığı Yunan/İtalyan karışık mimarisi ile beni çok etkileyemeceğini düşündüğüm bu ada bana hayatımın ters köşesini yaptı.

2016 ve silindir etkisi , Seyahatler , Yaş Artışı

Bu aralar sabah bu şarkıyı dinlemek çok keyif veriyor. Belki sizde seversiniz ?
2016 benim için hiç güzel başlamadı Hastalıklar, tatsız haberler vb...

11 Şubat 2016 Perşembe

Bir Ev Yenileme Krizi / Kendini Şımart mottosu

         Çok özel zevklere sahip biri değilim. Ama her kadın gibi dekoratif şeylere , ev tekstiline , yaşadığım alanı güzelleştirmeye çok meraklıyım diyebilirim. 2016 için çok küçük bir seyahat planım var. Oldukça komik bir bütçe ayırarak gideceğim için ve daha sonra ki aylarda da okulum sebebiyle başka seyahat planı yapmayacağım için önümüzdeki bir kaç ay kendimi şımartmak fena olmaz diye düşündüm.

Kariyer Hırsı ?

          Son 6-7 aydır kafamın içi arap saçı misali. Hayatta sizi çok zor duruma soktuğunu düşündüğünüz şey nedir ? Benim için '' bana emek harcayan bana inanan insanları hayal kırıklığına uğratmak'' olabilir. Şanslıyım ki her kararımda bana engel çıkarmayan bir aileye sahibim. Ama şu an keşke bana bir ara ' dur nazlı ' deselerdi diyorum. Kendimle ilgili kararları çocukluğumdan beri kendim verdim. Ve şu an keşke biri enseme vurup napıyosun sen ? deseydi diyorum.
           Çok fazla bana göre ütopik hayallerim vardır. Bana göre diyorum çünkü aslında herkesin yapabildiği veya başarabildiği çoğu şeyi yapamadım. Nedeni ise içimde bir gram hırs olmaması sanırım. Eğer bir şey bana uygun değilse (sonu ne kadar iyi olursa olsun ) asla yapmadım. İnsanların %80 i gibi ''hiç keşkem yok , ne istiyorsam onu yaptım'' diyebilmek çok isterdim. Eğitim hayatı parlak bir genç hiç değilim. Sadece ben hangi okula gidicem dediysem gittim. Bu da hayatın arada bana güldüğü zamanlar olabilir. Okullarıda hiç bir zaman başarı skalasına göre istemedim. Dönem dönem yaşamak istediğim şehirler oldu ve oralarda yaşamak için okullar benim ara bulucumdu diyebiliriz.
           Buna keyifçilik diyemeyiz ama değil mi ?

10 Şubat 2016 Çarşamba

Atina Atina güzel Atina , seni görmek ister her bahtı kara ?


Açıkcası ikinci post ne olsa diye düşünmedim bile !
Tabi ki Atina olmalıydı. Şimdi işin hangi tarafından başlasam bilemiyorum.
Merhaba ! Ben Nazlı !
Uzun zamadır okumaktan keyif aldığım bloggerlar vardı. Hemfikir olduklarım , arada okuduğum yazılarını tekrar tekrar okuyup keyiflendiğim bir çok güzel insan var. Hayatta hepimizin kendine ait özel zevkleri var. Ve eminim ki siz de benim kadar bu keyifleriniz ile ilgili yazılar okumaya bayılıyorsunuz.
      Hiç bir konuda profesyonellik derecesinde bir birikim sahibi değilim , ve olamam. Bilgi sonsuz !
      Ama insan istiyor ki şöyle döktüre döktüre sevdiğimiz , sevmediğimiz ne var konuşalım ! :)
Bir kitap , bir şarkı , bir seyahat , küçük dekoratif fikirler ve geriye kalan herşey.
İşte dedim bende arada yazarım küçük birşeyler. İyi olmaz mı ? ! :)
Burda kendimi tanıtma işini yazıların arasına sıkıştırırım diye düşündüm ?