23 Şubat 2016 Salı

Belgrad'da Neler Alınır ? / Pis Boğazlık



Bu yazı ağır miktarda yiyecek barındırıyor.
Çünkü mide fesadı geçirmeye çalışan Nazlı Belgrad'da süper marketlerde biraz kendini kaybetti.
He bu arada bu yazı Belgrad'da kesin almanız gereken yerel şeyler falan değil bizzat benim aldığım denemek istediğim şeylerden oluşuyor.
Komple benim zevkim yani.
Belgrad'ı çok sevdim.
Bunu başka bir postta detaylı detaylı yazacağım.
Şimdi gelelim fasulyenin faydalarına.

Görmüş olduğunuz bu sirkeli sosisleri ilk olarak '' Kapetan Koca Putuje'' denilen yerel Sırp mutfağı restoranında yedim. Hafif acı suscuk-sosis karışımı bir şey ama EFSANE. Sanıyorum sadece domuz eti ile yapılıyor. Dana etinden yapılanını hiç göremedim.260 dinar civarı birşeydi yani 4-5 lira civarı.
Size müptelası olacağınız sağlıksız ötesi bir lezzet sunuyorum şu an :D
Bu bizim sosislerinin yanına verilen sos oluyor .
Hardal-Ketçap karışımı imiş. Böyle bir tat yok. Ki sos vb. şeylerle çok çok aram yoktur ama kendimi bu kötülüğü yaparak koca bir paket aldım. 107 dinardı.
Bu da Sırpların meşhur Patelina'sı.
Ne kadar sofralarında önemli ve sürekli yenilen birşey olduğu girdiğiniz her marketin ve bakkalın koca bir bölümünün bu Patelina çeşitlerine ayrıldığını görerek anlarsınız zaten.
Çok çok fazla çeşidi var. Fiyatlarına 22 ile 60 dinar arası değişiyor. Benim bu aldığım 44 dinardı yanlış hatırlamıyorsam. İçeriği zeytin ve domates olanı tercih ettim. Bize daha yakın bir lezzet olması sebebiyle.
Bu yoğurtları sevmeyeni taşlarlar herhalde.
Beni marketlerde en mutlu eden şey neydi ?
Bütün marketler Yunan menşeili ürünler satıyor.
Fetalar, zeytinler, zeytinyağları , yoğurtlar aklınıza gelebilecek ne varsa.
Bende hemen bundan faydalanıp esaslı bir  yeşil zeytin patlattım. 249 dinardı.
Evin zeytin ezmesi canavarı olarak babam ve ben bunun hastasıyız.
İçinde yoğun zeytinyağı ve kalamata zeytini ezmesi var.
Bizimkilere nazaran daha hafif bir tadının olmasının sebebi sanıyorum Kalamata zeytininden olması.
Ve daha açık renginin olmasının. 60 dinar gibi bir fiyatı vardı sanıyorum.
Bir bitki çayı müptelası olarak misyonumu yerine getirerek yeşil çay- bitki çayı - naneli bitki çayı ve karışık bir uyku çayı aldım.
NANA ve Macval  60 dinar civarı falan.
Fructus sanıyorum  150 dinar civarıydı.
Kış sabahları yulaf lapasıyla kahvaltı etmeyi seviyorum arada.
Bunlarda aşırı pratik geldi gözüme. Denemek için 2 paket meyveli , 1 paket vanilyalı aldım.
67 dinardı tanesi. 1 lira falan yani.
Ya Sırbistan'a gidip Parmesan almak ne ? KAFAN MI İYİ ?  diyebilirsiniz canlarım ama bilmiyorsunuz ki NE KADAR UCCCCCUUUUZZZZ.
Bu parmesan rendelerinin tanesini 90 dinarcığa aldım. Burada bana rendelenmiş parmesanın paketinin 75 kuruşa bulun göreyim.................
Ne kadar pis şey varsa aldım. Hiç acımadım. Bu Meksika sos ve Akdeniz usulü mayonezi de aldım.
Bu mayonezin içinde nane-biberiye-fesleğen aroması var.
Tanesi 40 dinardı bu paketlerin.
Bu da işte bizim Türk kahvesinin Sırp versiyonu. Deneyelim dedim.
89 dinardı.
Bu peksimetleri ilk Yunanistan'da denemiştim. Yanında küçük paket yoğurtla satılanları falan vardı.
Baya güzel oluyor.  89 dinardı bu da.
Şimdi abur cubur var biraz. Fakat bunlar bana değil abur cubur hayatının oksijeni olmuş ama hala 0 beden olan hainella ablam Didoş için alındı. Benim bu bisküvi , çikolata olaylarıyla pek aram yok zaten.
Yunan negrosu !
Çikiletalar çoook güzel. Fakat tavsiyem açık ara Well Be.
Yoğun bitter ve frambuaz ÖFFFS.
Didoş'la daha denemedik bunları. Bizde olan şeyler zaten de işte maksat bizim ki yesin şunları sussun....
En güzel gözüme bu geldi.
Elmalı falan aşırı severim.


Çok uzun zamandır bu tarz kahveler tüketmiyorum. Aşırı şekerli geliyor bana. İlk Milka'lıyı dediğim gibi ablam çok sever diye aldım.
Diğer Fındıklı- Çikolatalıyı otobüs durağında reklamından gaza gelerek aldım.
Macchiato zaten bilindik.

Bunu çoook sevinerek aldım. Yoğun olmayan bir vanilya özütü/şurubu diyebiliriz. Kek veya kurabiyelerin içine 3 damla falan koyup baya güzel bir aroma elde ediyorsunuz.
Ve işte benim starım. Zemun'da bir yol ortasında ki şekerciden aldığım karamelalar.
Dayanamayıp tekrar gidip bir 250 gr daha aldım inanılmaz bir şey.
Belgrad her konuda ucuz değil. Kıyafet , kozmetik , ev tekstili falan.
Fakat yeme-içme konusunda o kadar ucuz ki. En iyi yerlerinde bile öyle komik rakamlara harika şeyler yiyorsunuz . 4 liraya efsane bir bistro'da mojito içip , sabah toplamda 30 liraya 2 kişi devasa tabaklarda kahvaltı edip , taze meyve suları içip üstüne kahvelerimizi içtik. Ve bahsettiğim yer en ünlü caddesinin en ünlü kafelerinden biri.
Şaka değil gerçekten para bitmiyor. Canım Belgrad be.
Çok çok sevdim ben.


























Hiç yorum yok:

Yorum Gönder