3 Mart 2016 Perşembe

Günlük #14 Dekopaj Turları / En sevdiğim Yunan Filmleri / Hala Bulamadım

                 
                        Şu ahşap işine sardım demiştim ya hani. Bugün ilk defa dekopaj yaptım. Aslında çok gönlüme göre bir model bulamamıştım. Ama denemek için balıklı bir şey bulup aldım. Cadence'in Barok Kahvesi rengini kullandım.

Tabi ki ahşap boyarken romatizm yapmıyorum :D Şu sıralar çok fazla elektrik kesintisi oluyor. Akşamüstü yakmaya başlıyorum bende mumları.
Çok cici bir şey çıkmadı farkındayım.
Ama balık var sonuçta , kötü olmaz değil mi ?
Bugün hunharca detoksumu bozdum.
Kocaman bir kumpiri mideye indirdim.
Ay ne mutluyum !
Eylül aylarının bana hep iyi geldiğini farkettim.
Hemen eylül ayına geçiş yapsak.
Bu hafta tüm Theo Angelopoulos filmlerini izlemeye karar verdim. Galiba ruhumun yüksek doz Yunanca'ya ihtiyacı var :D
Sonsuzluk ve Bir Gün galiba en sevdiğim filmi. Ah yaşasaydı da bir sürü filmini izleseydik. Bir de C. Papakaliadis'in(umuyorum doğru yazdım) "Av" filmi var. Hayatımda izlediğim en güzel filmlerden biri. Öyle bir olay örgüsü ve kurgu var ki...
Konu şunu işliyor ; ya o gece yürüyüşe çıksaydım.
İzleyen bu cümleyi en son anlayacaktır zaten. Bir de İçimizde ki Düşman var. Bir hırsız ve ailenin çöküşü diyebiliriz. Yunanistan'da ki ekonomik krize bu söylediğim iki film farklı şekillerde baya iyi değiniyor. Ben Yunan sinemasını oldukça seviyorum. Garip bir karakterleri var filmlerin. 
Çok oyalanmaya ihtiyacım var.
Kafam boş kaldıkça düşün düşün düşün ÖF.
Dekopaj işini sevdim yalnız. İstanbul'a dönünce Eminönü'nde detaylı bir gezi yapıp kafama göre bir şeyler bulurum sanırım.
Bu sefer Çanakkale'yi biraz daha sevdim.
Ama uzun soluklu yaşamak için hala tereddütlüyüm. Aradığım şey biraz daha farklı. Böyle diye diye Türkiye turuna çıkacağım yakında zaten. Olmadı bir Yunan adasına sığınmam an meselesi :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder