17 Nisan 2016 Pazar

Çiçeklendik !


Bahar geldi ! 
Bu cümleyi kurmak benim için oldukça garip aslında. Çünkü ben kendimi bildim bileli bahar-yaz , güneşli havalardan pek hoşlanmam. Fakat istisnalarım yok değil tabi :)
Mesela güzel bir plajda , güneş tepedeyken denizden çıkıp içilen soğuk bira için yaz gelebilir :)
Ve tabi ki çiçekler !

Taze çiçekleri o kadar seviyorum ki. Bahar gelince 3-4 günde bir farklı çiçekler alır odamın , evin her köşesine koyarım. Görüntü , koku nasıl güzel. İsterim ki bütün çiçekler dalında kalsın. Ama biliyorsunuz kocaman bir griye hapsedildiğimiz için bu güzellikleri dalından ayırıp evimizde bize enerji katsın diye kullanıyoruz.
Açılışı bir menekşe ve kaktüs ile yaptım bu sene.
Tabi bir adları da var :)
Kaktüscüğüm Cimcimaki
Menekşe ise Urania

Bugün de aralarına Athina ile Eleftheria katıldı 

Dakikalar içinde odanın kokusunun nasıl değiştiğini anlatamam. Bunların hepsi benim odamda şu an. Daha da alacağım sanırım. Lilalı morlu çok güzelleri vardı. 
Şantiye alanına dönmüş sokaklarda gezmektense evde şunları izlemeyi tercih edebilirim şu sıra.
İstanbul giderek daha da rezil bir kent olmaya devam ediyor.
Artık İstanbul denildiğinde aklıma gelen tek şey kaos ve gri.
Gökyüzünü görmenin giderek nasıl zorlaştığını bu şehirde yaşayan herkes farkında.
Yarınımızı dahi bilmediğimiz güzel hayatımızı buralarda heba etmemek gerek. Söylemesinin kolay olduğunu biliyorum :)
Eskiden evlerin balkonlarında hafif sıcaklar başlandığı anda insanlar ortaya çıkar , mis gibi çiçekler konulur , sofralar yerini alırdı. Şimdi bakıyorum bomboş. Gerçekten gri , gıp gri.



                                                           

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder