22 Nisan 2016 Cuma

Hayalleri Baltalamak

             Hayal kurmanın mükemmelliği üzerine sayfalarca yazı yazabilirim galiba. Çünkü dünyanın en hayalperest insanlarından biriyim. Ve hayallerimi en özelim olarak görürüm. Kimsenin üzerinde söz hakkı olmasına , en küçük küçümseyici cümle kurmasına , veya doğru - yanlış bağlamında üstüne konuşmasına tahammülüm yok. Bir gün gerçekten bana bile bazen çocukca gelen hayallerimi paylaşırsam ya yol arkadaşımı ya da gerçek dostumu bulmuş olurum.
             Nedenini hala bilemiyorum bu konuda ki fazla ketumluğum niye.
             ' Paylaşmasak ' diye uzun uzun konuşmuştum sizinle hatırlarsanız. Bazen o kadar anlatma ve paylaşma ihtiyacı ile doluyorum ki. Ama bir düşününce anlatsam da yok olmayacak , kimse anlamayacak oluyorum. Belki büyük hata. Fakat bir insan hayatta tutunduğu nadir şeylerden birine en ufak yergide oturup ağlamak istiyor , emin olun.

              Bu hayatta size verileni kabullenip , mutlu olmak diye bir şey var. Ve ben o işi halledebildim. Bana verilenle mutlu olmayı ve yaşamayı öğrendim. Ama hepimizin kendi için oluşturduğu bir paralel hayat var. Düşlediği , hayalinde olan. O hep kafamızın içinde. Hep bir karşılaştırma haline götürüyor o bizi.
               Bir de bu işin ' ya bu hayalleri yaşamadan ölürsem ' boyutu var. O başı yastığa koyunca kafanın içinde çanları çaldıran. Açıkçası ' gitmek ' ve ' cesaret ' arasında ki yakın bağı o kadar iyi biliyorum ki. O yüzden bir gün dilediğim yaşamın avuçlarımın içinde olmama ihtimali çok yüksek. Kalbim çok kırılmış ve tamir edememişim hiç sanki. Bu gerçekten böyle bir şey
               Diyemiyorum ki ''şimdi böyle ama ben hayatımın bir döneminden sonra bu yaşama kavuşacağım''. Bu iddiasızlık mı beni güvensiz yapan bilemiyorum.
               Hayatta güçlü olabilen insanlara çok özeniyorum. Bir de tuttuğunu koparabilen. Radikal kararlar almakta hiç zorlanmayan biriyim. Ama bu kararların yolu bana kolayca açılırsa. Hayallerim için hırslar yapamıyorum , elimde o yolu açmak için kazımıyorum. Ve bunun insan üstünde nasıl bir öz güvensizlik yarattığını tahmin edebilirsiniz. Belki de bu kadar hayalperestliğin sebebi budur. Sadece kendinle kaldığından , kimse seni duymadığı , görmediği anlarda yapabileceklerini dışarıdan bir sese maruz kalmadan düşünür ve yaşarsın.
               Şunu herkes duymuştur '' hayallerin iyi güzel de , bunları yapmak için adım atman lazım ? ''
               Yemin et ? Peki o gücü ve cesareti bana verebilecek misin ? Ya da kafanda benim ve hayallerim hakkında ne düşünürsen düşün , bunları bir kenara atıp benim hayalime katılıp o günümü güzelleştirebilecek misin ?
               Bu gerçekten zor değil. Bazen bırakın insanlara gerçekleri söylemeyi. Katılın sizde o dünyaya. Günümüz güzelleşsin. Ne kaybederiz ?
               Emin olun bir insanın hayali üzerinden reel konuşmak , yermek , küçümsemek o insanı en dibe götüren şey. İnsanları hayalleri üzerinden kırmayın. Bu size ne kazandırır ? Hiçbir şey.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder