4 Haziran 2016 Cumartesi

Aylık , Haftalık , Günlük gibisinden


19 Mayıstan beri çölümsü hayatım sebebiyle pek uğramadım buralara. 2016 özetim olan ve olacağa benzeyen hastanelerde hayatıma yine girince tabi. Çok sevdiğim bir dostumla sıkça görüşmeye başladım yine mesela. Bunu güzel haberden sayabilirim. Hani ben şehir değişikliği diye mızıldanıyorum ya buralarda. Heh işte o işi çok güzel şekilde halledeceğim gibi gözüküyor. İçim kıpır kıpır.

Uzaklaşmak istediğim insanlardan uzaklaştım mesela. Nasıl iyi geldi bir bilseniz. Yarın akşam dönüyorum yine bizim köye. Son senemiz muhtemelen Çanakkale ile. Fakat asla kesin konuşmayacağım , hayat ne zaman ne getiriyor bilemiyoruz çünkü biliyorum.
Benim çok uzun zamandır bir hayalim var, O da Yunan Dili ve Edebiyatı okumak. Onu artık gerçekleştirmek istiyorum. Hazırlanma aşamasında olacağım bu sene. Bir de şu İstanbul'dan temelli kurtulma hayalini onunla bir harmanlarsam , değmeyin keyfime :)
Bu yolda yorumsuz kalan da var beni çok destekleyen de , büyük alay edende. Çünkü bu benim üçüncü okul değişikliğim olacak. Yani 23 yaşımda yeni okuluma başlarsam 26-27 yaşımda ancak mezun olmuş olacağım. Geleceğimizi düşünmeden hareket etmek ne kadar makul bilemiyorum. Ama şu an bile o günleri düşününce içimde çiçekler açıyor !
Bazen her şey olurmuş , yapılırmış , çözülürmüş gibi geliyor. Bazen de diyorum ki tamam Nazlı bunun daha ilerisi olmaz. İnsan ne acayip şey !
Neyse her şey olsun , yapılsın , çözülsün. Şu hafiften kaotik dünyada tutkularımız var. Daha güzeli yok bence. Her gün koşa koşa gittiğin bir evin , ailen , eşin , sevgilin , okulun , işin (tamam bu ütopik) , kavuşmaya saat saydığın evde seni bekleyen kitabın varsa hayat bal- kaymak !
Tutkusu olmayan insanları bir düşünün, Bir şey için gözleri parlamayan o kadar insan var ki. Kalbi bir şey için normalden biraz daha hızlı atmayan , kafasını dağıtmak için gömüldüğü hiçbir şeyi olmayan. Bana oldukça zor hayatlara sahiplermiş gibi gelir.
Bir şeyleri çok sevmeyi her zaman çok severim (error). Kişisel zevklerini çok rahat anlayabildiğiniz insanları beni çok mutlu eder. Hayatta en çok özendiğim , örnek almaya çalıştığım insanlardır. 
Çünkü insan zevkler edinirken o kadar aydınlanıyor ve gelişiyor ki. Bu çok çok uzun bir mevzu aslında. Şöyle açıklayayım mesela ; Çok feci şekilde bir ülke tarihine meraklısınız , okurken birden bambaşka konulara atlıyorsunuz ve genişçe bir dünya tarihi bilgisine sahip oluyorsunuz. Ev dekorasyonuna ilginiz var mesela. Mimari tarzlar hakkında bilgi edinirken dünya üzerinde ki genel akımlar hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz , peyzaj hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz ve son o işin ucu botanik bilgisi edinmeye kadar gidiyor. Bu dünya üzerinde ki her şey için geçerli. Bu harika bir şey !
Bir de tutkularla ilgili şöyle diyor Cemal Süreya '' Biliyorsun kişi tutkularıyla, yalnızlığını adlandırıyor o kadar.''  Belki de gerçekten böyledir. Ama bu biraz kabullenmesi zor bir cümle tabi :)
Ben biraz katılıyorum biraz katılmıyorum. O sebeple tutkuyla kalın '

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder