13 Eylül 2016 Salı

Lübnan Mutfağı

Fairuz'u sanırım sizde çok seversiniz !
Bu aralar inanılmaz Arap kültürüne takmış haldeyim. Şahsen zaten ön yargıları bulunmayan bir insanım ve o coğrafyaya-insanına saygı duyuyorum. Aslında küçüklükten beri müziklerine dinler veya diline kulak aşinalığı yaratmaya çalışırdım kendimde. Büyük dedem ve büyük babaannem Suudi Arabistan'dan gelmişler buralara. Fakat dedem ve babam bu kültürün içinde büyümemişler ve pek de fikirleri yok. Hatta kütüklerimizde Ankara yazmasına rağmen sevgili babamın Ankara hakkında tek fikri katiyen yaşanmayacak bir yer olduğu ve iyi ki İstanbul'da doğup büyüdüğüdür :)
Bunu daha önce konuşmuştuk galiba ama ben tam hayatımın hiç bir evresinde Avrupa ve Amerika kıtalarını merak eden biri olmadım. Asya ve Arap Yarımadası/Ortadoğu hep deneyimlemek istediğim ve seyahat etmek istediğim yerler oldu. Özellikle Hindistan- Fas-Lübnan-Ürdün benim hayalimin destinasyonları.
Fakat şu sıra biri var ki en önden koşturuyor.  O da Lübnan !

Daha canlı olarak görmediğim bir şehir olmasına karşın inanılmaz bir bağ hissediyorum. Çünkü Lübnan diğer arap ülkelerine nazaran din çeşitliliği ve mutfağı ile çok büyük bir kültür bence. İç dinamiklerini herdaim karışık gözükse de bence Lübnan çok özel ve yaşanılası bir ülke. Tabi bu göreceli. Herkesin ideal ülke ve şehir kavramı ayrı. 
Lübnan'ın herşeyden ziyade bütün yarımadayı baştan sonra etkileyen büyük bir mutfak kültürü var. Ve ben öğrenmek için can atıyorum :) Artık karma falan mı desek bilemiyorum ama geçenler de Kadıköy'de ki YKY'nin şubesine girdim. Orada ki kitap çeşitliliğini çok seviyorum tavsiye ederim. 
Bakınırken bir den hazine gibi şu kitap düştü elime
''Dünden bugüne Lübnan mutfağı''
Ve evet tam tahmin ettiğiniz gibi Andree Maalouf , efsane yazarlardan Amin Maalouf'un eşi.
Kitabın başında Amin Maalouf'un inanılmaz hoş bir önsözü var.
'' Ülkesinden ayrılanlar için , ünlü bir deyişi biraz değiştirerek söylemeye kalkışacak olursam, her şey unutulduğunda başlangıçtaki kültürden geriye kalan şey mutfak kültürüdür.''
Durumu özetleyen en güzel şeyi söylemiş.
Bunu çok fazla gözlemliyorum. Kendi ülkeleri dışında yaşamak durumunda olan herkes nereye giderse gitsin ilk mutfağına sahip çıkıyor,
Kitap inanılmaz bir bilgi bombası. Kendi soframızda dahil günlük tükettiğimiz her şey üzerine nasıl geldikleri , kimlerin ilk kullandığını , bölgelere göre içeriklerinin , kullanım alanlarının nasıl değiştiğini açıklıyor. Tabi ağırlıklı olarak Lübnan mutfağının başlıcalarını. Ve şunu söyleyebilirim ki İNANILMAZ BİR MUTFAK ! 


Mesela ayıla bayıla yediğimiz ve ağırlıklı olarak bulguru yoğun olduğunu sandığımız Tabule'nin aslında ana renk olarak bol yeşil olduğunu , ikinci planda bulgurun geldiğini öğrendim. Öğrenmekle kalmadım evde bir güzel yapıp höpürdettim :)
Fiyatı 35 TL idi zannediyorum. Bu tarz mutfaklara ilginiz varsa , dünya yemek tarihi üzerine de biraz genel kültür edinmek için çok güzel bir kaynak. Feci tavsiye ediyorum ! 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder